Yeniliklerden Haberdar Ol
Kaydol
YENİ EKONOMİK DÜZEN İÇERİSİNDE BRICS ÜLKELERİ
Rate this item
(0 votes)

YENİ EKONOMİK DÜZEN İÇERİSİNDE BRICS ÜLKELERİ

 

Dünya şekillenmeye başladığından beri ülkeler  genişleme politikası  ile hareket etmişler, daha güçlü ve daha fazla söz sahibi olmak için stratejiler geliştirmişlerdir.

Önceleri bu strateji  ve politikalar savaşlar üzerinden verimli topraklara sahip olma ile yapılırken yeni yüzyılda savaşların yerini sözde ‘’demokrasi getirme çağrıları’’ ve ülkeleri kendine bağlayan ‘’ekonomik anlaşmalar ‘’ almıştır.

Ekonomik çıkarları ve birbirlerine siyasi üstünlük kurma mücadelesi içerisinde olan ülkeler geçmişte çıkarları için HAÇLI ORDUSU ismi ile ortak hareket etmeyi başarabilmişlerse günümüzde de bir çok alanda rakip olan ülke AVRUPA BİRLİĞİ, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER,IMF,NATO gibi birliklerle kendi çıkarlarını korumaya devam etmektedirler. 

Geçtiğimiz yüz yıllarda dünya;  sanayi devrimi, Fransız İhtilali, Osmanlı’nın zayıflaması gibi değişimlerle yeni dengelere oturmuştur. Sömürge politikası izleyen ve gittiği ülkeleri işgal edip, yeraltı yer üstü her türlü kaynağını kullanan ülkeler sanayi devriminden sonra ham madde ihtiyacını karşılamakta zorluk çekmemişlerdir. Osmanlı Devleti’nin zayıflamaya başlaması akabinde hızlıca kaybettiği topraklar Haçlı güçlerine yeni sömürgeler olmuştur.

Sömürge ağını genişleten ve gelişmelerini hızlı şekilde sürdüren  Avrupa Kıtası ülkeleri, Rusya, ABD ve Japonya yeni dengelerin merkezleri olmuştur. Ekonomik düzen anlamında yeni güçler belirmeye başlamışken  bir tarafta zengin ülkeler toplulukları diğer tarafta ise sömürülen, gelişmesine müsaade edilmeyen ve set çekilen ülkeler olarak ayrılmaktadır. Özellikle bu ayrım 1. Dünya savaşından sonra galip ülkeler ile yenilen ülkeler arasında daha belirgin olmuştur.

1.ve 2. Dünya Savaşı’nda ayrı kutuplarda yer alıp, birbirlerine karşı savaşan ülkeler başta İNGİLTERE FRANSA ALMANYA olmak üzere savaşlardan sonra kendi çıkarları ve politikaları için birleşmeyi bilmişlerdir. Dünya Savaşları, katılan her ülkede önemli kayıplara yol açmışken,  özellikle Avrupa’da 2.Dünya Savaşından sonra belirginleşen milliyetçilik düşüncesinden uzaklaşmak istemişlerdir.

Almanya ve Fransa uzun yıllar savaştıktan sonra ekonomik anlamda önemli yere sahip olan kömür ve çelik kaynağını daha verimli kullanmak istemişler ve aralarında herhangi bir anlaşmazlığı önlemek istemişlerdir. Böylece uzun yıllar savaşın içinde olan ülkeler ekonomik anlamda ilk anlaşmalarını 1951 yılında kömür ve çelik yatakları üzerine yapmışlardır. Avrupa Kömür Çelik Topluluğu ilk başlarda 6 üye ülke ile başlarken, bu topluluk günümüzde yapılan anlaşmaların ve iş birliklerinin yenilenmesi, geliştirilmesi ile 28 üyeden oluşan ve temelinde ekonomik çıkarları gözetmek olan AVRUPA BİRLİĞİNE dönüşmüştür.

Avrupa Birliği’nin dışında ekonomik anlamda kurulan bir başka kuruluşta IMF dir. ABD tarafından öncülüğü yapılan ve merkezi  ABD ‘de olan kuruluşun temeli  1949’da atılmıştır. ABD, 1. Ve 2. Dünya savaşlarında uyguladığı strateji ile savaştan etkilenmemiş, savaş sırasında müttefiki olduğu ülkelerin zor durumlarından yararlanıp kendi ihracatını arttırmıştır. Savaştan sonra ekonomik olarak en iyi durumda olan Amerika Birleşik Devletleri, zor durumda olan ülkelere teknik ve finansal yardımda bulunmak için IMF’nin kuruluşuna öncülük etmiştir.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulmuş olan IMF ye halihazırda 186 üye ülke vardır. IMF borç verdiği ülkelerden borçlara karşılık çeşitli isteklerde bulunmuş ve ülkeleri  kendine bağlamayı başarmıştır. Örneğin Türkiye’ye kurulan ve başta ABD askerleri olmak üzere zaman zaman kullanılan İncirlik Hava Üssü IMF borçları gösterilerek kurdurulmuş ve kullanılmıştır. Türkiye IMF yi İsmet İnönü zamanında tanımıştır. 66 yıldır üye olduğumuz IMF’ye borcumuz  14 Mayıs 2013 te son taksit ödenip, bitmiştir.

Yüzyıllar boyunca birbiri ile rakip olan savaş yapan ülkeler son 50 yılda kendi gelişimleri ve karları doğrultusunda hareket etmiş, anlaşmalar ve kurdukları birlikler ile ekonomilerini güçlendirirken sınır güvenliklerini de koruma altına almaya çalışmışlardır.

Dünya ekonomisine baktığımızda gelişmiş ülkeler olarak sıralanan, ekonominin atar damarları denilen ve söz sahibi  ülkeleri Almanya, Fransa, İngiltere, ABD dir.  

Kurulan her birliğe öncülük eden, anlaşmalarda sözü geçen ülkeler son dönemde artık tek başlarına değiller.

 

2000 li yıllarda ilerlerken Amerika’nın karşısında, ne kadar kapalı ekonomi ile de yönetilse gelişimine devam eden dünyada girmedik ekonomi bırakmayan ÇİN , Avrupa Birliği ülkelerini enerji konusunda kendine bağlı hissettiren ve bu konuda sert söylemleri olan RUSYA , hem hammadde hem de hammaddeyi işleyen insan gücü açısından geniş potansiyeli olan HINDISTAN,  Güney Amerika’nın gelişmeye en müsait ekonomisi ve yaptığı atılımlarla BREZİLYA geçmiş on yılda dikkat çeken ülkeler.

21. yüzyılın başında ülkelerin ekonomik verileri dikkate alınarak yapılan bir çok araştırmada saydığımız bu ülkeler gelecekte dünyanın yeni gözdeleri olacağını göstermişledir. 2001 yılında ABD’nin yatırım bankası Goldman Sachs araştırmasında dünyanın %25 nde söz sahibi olan ülkelere baş harflerinin birleştirilmesi ile BRIC ülkeleri denmiştir.

BRIC ülkelerinden ilk olarak 2001 yılında söz edilmiş ise de bu ülkeler hızlı büyüyen ekonomileri, enflasyonları ve dengeli dünya siyasetleri ile gelişimlerini sürdürmektedir.

Aşağıda 2002 yılları ile 2013 yılları arasında BRIC ülkelerinin Büyüme,enflanyon,işsizlik,bütçe ve cari denge tablosu yer almaktadır.

 

2002

2003

2004

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2011

2012

2013

Ort.

Büyüme

                         

Brezilya

2,7

1,1

5,7

3,2

4

6,1

5,2

-0,3

7,5

2,7

0,9

2,5

3,4

Çin

9,1

10

10,1

11,3

12,7

14,2

9,6

9,2

10,4

9,2

7,7

7,6

10,1

Hindistan

4,6

6,9

7,6

9

9,5

10

6,9

5,9

10,1

6,8

3,2

3,8

7

Rusya

4,7

7,3

7,2

6,4

8,2

8,5

5,2

-7,8

4,3

4,3

3,4

1,5

4,4

Enflasyon

                         

Brezilya

12,5

9,3

7,6

5,7

3,1

4,5

5,9

4,3

5,9

6,5

5,8

5,9

6,4

Çin

-0,4

3,2

2,4

1,6

2,8

6,5

1,2

1,9

4,6

4,1

2,5

3

2,8

Hindistan

4

2,9

4,6

5,3

6,7

5,5

9,7

15

9,5

6,5

11,4

9

7,5

Rusya

15,1

12

11,7

10,9

9

11,9

13,3

8,8

8,8

6,1

6,6

6,2

10

İşsizlik

                         

Brezilya

11,7

12,3

11,5

9,8

10

9,3

7,9

8,1

6,7

6

5,5

5,8

8,7

Çin

4

4,3

4,2

4,2

4,1

4

4,2

4,3

4,1

4,1

4,1

4,1

4,1

Hindistan

8,8

9,5

9,2

8,9

7,8

7,2

6,8

10,7

10,8

9,8

9,9

9,8

9,1

Rusya

8

8,6

8,2

7,6

7,2

6,1

6,4

8,4

7,5

6,5

6

5,7

7,2

Bütçe Dengesi

                       

Brezilya

-3,2

-3,3

-3,9

-3,9

-3,3

-3,5

-4,1

-2,2

-2,5

-3,2

-2,7

-1,9

-3,1

Çin

-3

-2,5

-1,5

-1,4

-0,7

0,9

-0,7

-8,4

-1,5

-1,3

-2,2

-2,5

-2,1

Hindistan

-9,8

-10,3

-8,3

-7,2

-6,2

-4,4

-10

-9,8

-8,4

-8,5

-8

-8,5

-8,3

Rusya

0,7

1,5

4,9

8,2

8,3

6,8

4,9

-6,3

-3,4

1,5

0,4

-0,7

2,2

Cari  Denge

                         

Brezilya

-4,5

-5,2

-2,7

-3,5

-3,5

-2,7

-1,4

-3,1

-2,7

-2,5

-2,7

-3

-3,1

Çin

2,4

2,8

3,6

5,9

8,6

10,1

9,1

5,2

4

2,8

2,4

2,5

5

Hindistan

1,4

1,5

0,1

-1,3

-1

-0,7

-2,5

-2

-3,2

-3,4

-4,7

-4,4

-1,7

Rusya

8,4

8,2

10,1

11,1

9,5

5,9

6,2

4,1

4,7

5,3

3,7

2,9

6,7

Şekil-1. 

BRICS 2009 ZİRVESİ- RUSYA

 BRIC Ülkeleri yıllar içerisinde gayri resmi olarak görüşmelerini sürdürmüşler, dış işleri bakanlarının öncülüğünde ilişkilerini güçlendirmişlerdir. 2008 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan ekonomik kriz dalgası gelişmekte olan ülkelerden olan Brezilya,Rusya,Hindistan ve Çin in dünya ekonomisinde daha fazla yer alma fikrini perçinlemiş olacak ki bu dört ülke ilk resmi toplantılarını 2009 yılında Rusya’da yapmıştır.

Yapılan toplantı, öncesinde çok yankı getirse de gerek toplantının ilk olması  gerekse alınan kararlar ve konuşulanlar nedeniyle etkisiz kalmıştır. Yine de dünya ekonomisinden daha fazla pay almak isteyen bu dört ülkenin dünyanın çok kutuplu, demokratik ve eşitlikçi olması gerektiği söylemi dikkat çeken noktadır.

 

 

BRICS 2010 ZİRVESİ- BREZİLYA

ilk toplantının ardından resmiyet kazanan birlik,2010 yılında 2. toplantı için Brezilya’da buluştu. İlk toplantının aksine zirve öncesinde fazla dikkat çekilmezken zirve sonunda yapılan açıklamalar Amerika karşıtı bir birliğin olduğunu göstermiştir. Ülkeler kendi aralarında yapılacak ticareti kolaylaştırıcı adımlar atma kararı almıştır. Ayrıca IMF ve Dünya Bankası’nın tüm ülkelere eşit ve adil davranması yinelenmiş ve kendi aralarında yapmış oldukları anlaşmalar ile dikkatleri üzerlerine çekmiştir.

Dünyanın en gelişmiş ülkeleri olan G7  ile BRIC ülkeleri arasında yapılan sıralamada 2000 yılından 2010 yılına bu büyüme ve gelişme görülmektedir.

 

Şekil-2.

BRICS 2011 ZİRVESİ- ÇİN

3. toplantı BRIC ülkelerinin kendi ekonomik anlaşmalarının yanında dünya siyasetinde de sözünün olduğunu gösteren bir toplantı olmuştur. 2011 yılında Çin’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya bir önceki toplantı sonrasında gruba davet edilen Güney Afrika Cumhuriyeti de dahil olmuştur.

BRIC artık BRICS diye anılmaya başlarken her kıtada ekonomik gelişmesini hızla gerçekleştiren ülkeler artık tek çatıda toplanmıştır.

Çin zirvesi ekonomik olan ilişkileri, siyasal sosyal kültürel alanlara da taşımıştır. Grup bunun ilk göstergesi olarak NATO’nun Libya’ya müdahalesini eleştirmiş ve politik karşıtlığını bir kez daha göstermiştir.

Ekonomik anlamda zirvede Rusya’nın Dünya Ticaret Örgütü’ne alınması ve doların akıbeti konuşuldu. Ayrıca ülkeler IMF  ye karşı  kendi para birimleri üzerinden ortak kredi fonları oluşturma kararı aldılar. Dolara bağımlılığı azaltmak için ise Euro ile işlem yaptıklarını açıkladılar.

Grup yapılan bu zirvede Avrupa Birliği ve Amerika’nın 2008 krizinden sonra toparlanma çabalarından en az etkilenmek için kendi yol haritasını çizmiştir. Ekonomik politikaların yanı sıra siyasal alanda görüş birliği oluşturulmuş ve o yönde kararlar alınmıştır.

BRIC 2012 ZİRVESİ- HİNDİSTAN

Sadece ekonomik değil her alanda dünya düzeni içerisinde yer almaya başlayan BRICS ülkeleri 4. Toplantılarını Hindistan’da gerçekleştirdi. 2009 yılından beri yapılan toplantılarda ekonomik anlaşmalar ile temeli atan grup bu toplantının günden maddesi olarak sürdürülebilir kalkınmayı belirledi.Üye ülkelerin yararlanabileceği ve gelecekte IMF İLE DÜNYA BANKASI’nın yerini alması beklenen BRICS ORTAK KATILIM BANKASI kurulması grubun öncelikleri arasına girdi.  Kalkınma için ortak kredi fonları kurma çalışmaları hızlandı ve ülke katılım banka başkanları görüşmeleri gerçekleştirdi.

BRICS ülkeleri küreselleşen dünyada daha adil daha çoğulcu bir ekonomik yapının kurulması gerektiğini yineledi. IMF Dünya Bankası Birleşmiş Milletler gibi yapıların sistemi artık dünyaya cevap veremediği ortak bildiride belirtildi.

Yapılan bu toplantılarda ortak kararlar alınırken görüş ayrılığına düşülen konularda oldu. Ortak fonlarla kurulacak katılım bankasının başkanı hangi ülke olacak?  Birliğin yönetim merkezi neresi olacak? Bu sorular cevabını 2013 yılında Güney Afrika’da cevap bulacak.

 

BRICS 2013 ZİRVESİ- GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

Daha resmi ve sistemli bir şekil alan Amerika Birleşik Devletleri’nin toparlanmaya başladığı ancak yine de Çin’in baskısını hissettiği, AB ülkelerin deki ekonomik sıkıntılar devam ederken BRICS ülkeleri 2013 yılında bu sefer gruba sonradan davet edilen Güney Afrika Cumhuriyeti’nde toplandı. Hindistan zirvesinde birinci öncelik olarak belirlenen ortak katılım bankası kurulması kararı alınmıştı. Güney Afrika’da da ilk sırayı bu konu alıyor. Ayrıca zirvede Suriye meselesi de konu başlıkları arasında yer aldı.

Zirveye kısa süre önce seçilen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ilk kez katılım sağladı. Yapmış olduğu konuşmada BRICS ülkeler topluluğunu önemsediğini ve giderek gelişmesi için Çin devleti olarak hazır bulunduklarını belirtti.

Afrika zirvesi uzun süreden beri gündemde olan ve 50 milyar dolar kaynakla faaliyete geçmesi planlanan banka için kararı aldı ancak nihai sonuca ulaşamadı. 5.si yapılan BRICS buluşması devlet başkanları düzeyinde görüşmelerin ve yapılan birkaç ticari anlaşmanın dışında hayal edildiği gibi bir sonuçla bitmedi.

 

BRICS 2014 ZİRVESİ- BREZİLYA

14- 16 Temmuzda Brezilya’da 6.sı düzenlenen buluşmada iki dönemdir gündemde olan, ilk olarak Hindistan’da sözü geçen ardından Güney Afrika’da alt yapı çalışmaları tamamlanan ve kurulması kararı verilen ve bu zirvede ayrıntılı bir şekilde tartışılıp son haline kavuşan BRICS ÜLKELERİ KALKINMA BANKASI kuruldu.

BRICS KALKINMA BANKASI

Merkezi Şangay’da olacak olan bankanın 50 milyar dolar sermayesi olacak. Her ülke bankaya eşit miktarda kaynak sağlayacak ve 100 milyar dolarlık bir döviz rezervi olması kararlaştırıldı. Kurulan bankanın geleceğe yönelikte adımları atıldı. İlk 5 yılda banka Hindistan tarafından yönetilecek. Sonraki beş yıl Brezilya, sonra ise banka yönetimi Rusya’ya emanet edilecek.

Somut adımların atıldığı Brezilya zirvesinde bankaya Çin 41 miyar dolar katkı sağlarken Rusya, Hindistan ve Brezilya 18 milyar dolar, Güney Afrika Cumhuriyeti ise 5 miyar dolar yatıracak. Alınan karara göre banka 2016 yılında faaliyete geçecek ve dünyadaki tüm devletlere eşit yaklaşımla kredi vermeye başlayacak. IMFve Dünya Bankası’nın sıkça eleştirildiği günlerde yeni kurulan bu banka kalkınmak isteyen ülkelerin işine gelecek bir sistemle yönetilecek gibi duruyor. Üye bankaların ortak oy kullanma hakkının olması sistemin eşitlikten yana olduğunu gösteren ilk özelliği.

Yapıldığı ilk günden beri etkisiz olduğu yönünde eleştirilen ülkeler somut adımların atıldığı 2014 zirvesi, ilerleyen dönemde ekonominin Washington dan Şangay’a geçeceğinin habercisi olmuştur.

 

BRICS ülke başkanları- 2014 Zirvesi

 

.

 

SONUÇ:

Yazının başında da değindim gibi dünya şekillenmeye başladığından itibaren bir tarafta güçlü devlet yapıları yer alırken karşı tarafta ise sömürülen kullanılan ve gelişmesi istenmeyen devletler yer almıştır. Ancak içinde yaşadığımız yüzyılda güçlü ile güçsüz, zengin ile fakir, büyük ile küçük arasındaki farklar giderek erimekte ve her ülkenin bir şekilde kendini geliştirdiğini söylemek mümkündür. Yoksa geçmişte bir Afrika ülkesinin dünya ekonominde yer almak istemesi hayal olarak söylenirken, bugün Güney Afrika gelişmiş ekonomiler arasında kendine yer bulabilmektedir.

Gelişen ve gitgide artan nüfuslara büyüyen ekonomilere sahip geçmiş dönemin daha küçük ülkeleri bugün BRICS ve buna benzer birçok yapıya öncülük etmektedir. Bu da artık Avrupa Devletleri ve ABD’ nin hegemonyasını zedelemektedir.

BRICS ülkeleri ilk kez 2001 yılında ortaya atılmış bir tez olarak öne çıkarken ismi geçen ülkeler gayri resmi olarak bakanlar düzeyinde görüşmeler yapmışlar ve geçen süre zarfında çeşitli alt yapıları kurmuşlardır. 2009 yılında ise bir önceki yıl ABD de gerçekleşen ve Avrupa ekonomilerini de etkisine alan kriz BRICS ülkelerinin ilk resmi toplantısına öncülük etmiş denilebilir. Devlet başkanları ve başbakanlar düzeyinde yapılan toplantılar 2009 yılından beri her sene üye ülkelerin birinde gerçekleşmiş ve dikkat çeken kararlar almıştır.

Ekonomistler ve bazı ülkeler tarafından zaman zaman her hangi bir yol kat edemiyor şeklinde eleştirilen BRICS ülkelerinin tedbirli davranması kaçınılmazdır.

Kısa sürede büyük bir misyon yüklemesi yapılan BRICS ülkeleri IMF, DÜNYA BANKASI, AVRUPA BİRLİĞİ, NATO gibi birliklere karşı olacaksa adımlarını sağlam atmalıdır.

En hızlı büyüyen ülkelerden oluşan birlik aldığı kararları yavaş alıyorsa Çin ve Rusya’nın dünya düzeninde sadece ekonomik değil siyasal üstünlük kurmak istemesindendir. Ayrıca Çin ve Rusya’ya nazaran daha kırılgan ekonomilere sahip olan Brezilya ve Hindistan, 2008 krizinden fazlaca etkilenmiştir.

Tüm ülkelerden söz ederken etkisiz eleman gibi  görünen  Güney Afrika Cumhuriyeti ise Amerika ve Çin’in dünya ekonomisindeki liderlik yarışında stratejik konuma sahip. Çin’in yapılan 3. BRIC zirvesinde gruba davet ettiği Güney Afrika’yı kendi saflarına çekmesi oldukça önemli bir hamleydi. Böylece Çin Afrika pazarında kendine bir ortak bulmuş oldu.

BRICS ülkelerinin Türkiye’ye bakış açıları ise oldukça olumlu. Son dönemde Avrupa Birliği’nin ekonomik sıkıntıları ve adaylık konusunda çifte standart uygulaması ile gelinen nokta AB ile Türkiye’yi uzaklaştıran etkenler oldu.  Bunun dışında özellikle Türkiye’nin,Irak Bölgesel Kürt yönetimi ile yakın ilişkileri ve yaptığı petrol anlaşmalarında ABD ile anlaşmazlık sinyali vermesi, Suriye’de Esad rejimine Türkiye’nin sert tepkileri ve BM ile NATO’yu eleştirmesi ve son dönemde ortaya çıkan IŞID terörüne karşı Suriye’de güvenli bölge kurulması konusunda ayrı tavırlar içinde olması BRICS ülkelerince dikkatle izlenmektedir.

Türkiye birliğe girer mi şimdilik bilinmez ama BRICS ülkeleri, IMF ve Dünya Bankası’na rakip olacak BRICS KATILIM BANKASI temellerini atmış, giderek dünya siyasetinde yer almaya başlamış bir yapı olarak önümüzdeki dönemde adından sıkça söz ettirecektir.

BRICS ülkeleri 2015 yılında Rusya’da gelecek adına önemli kararlar almaya devam edecektir.

 

BERKAN ERTAŞ

 

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Read 190387 times Last modified on Cumartesi, 20 Şubat 2016 15:07

Leave a comment

Make sure you enter the (*) required information where indicated. HTML code is not allowed.